Saniter | Bilimsel Platform

Saniter Kurumsal İnternet Sitesi / Saniter Official Website
Geri Git   Saniter | Bilimsel Platform > Saniter Serbest Kürsü / Saniter Free Chair > Kalite Yönetim Sistemleri / Quality Management Systems

Kalite Yönetim Sistemleri / Quality Management Systems Standartlar ile ilgili bilmek isteyeceğiniz her şey... Everything you want to know about standarts.

Bilgiyi paylaşarak çoğaltalım...
 
 
Seçenekler / Options Konuyu Değerlendir / Rating Stil
Eski 28-05-2010, 16:13   #1
diveguide
Kıdemli Üye
 
diveguide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: May 2009
Mesajlar / Messages: 138
Teşekkürler: 69
81 Mesajıyla 147 Teşekkür Aldı
Standart Türkiye'de Kalite Yönetim Sistemi- Quality Management System in Turkey

This article has been translated from Author J.Luis Guasch. -Quality systems and standards for a competitive edge -


http://books.google.com.tr/books?id=...page&q&f=false



Türkiyede’ki kalite sistemiyle ilgili olarak internette Yazar J.Luis Guasch tarafından kaleme alınmış bir makaleyle karşılaştım . Makaleden anladığım , akreditasyon konusunda Türkiye’deki olumsuzluklar ve bazı öneriler dile getirilmiş olsa da düzeltici tedbirlerin alınması uzun yıllar alacak gibi görünüyor.

Türk Milli Kalite sisteminin değerlendirmesi.
J.Luis Guasch

Türk milli kalite sistemi ve içeriği, standartlar ve üretim sistemindeki kalite yönüyle değerlendirilmekte, sertifikalandırma pazarı üzerine; faaliyetlerin akredite edilmesi ve Avrupa birliğine entegrasyon üzerine bir bakış getirilmektedir.

Değerlendirmede belgelendirilmiş firmaların, belgelendirilmemişlere göre % 44.8 oranında sürekli işçi çalıştırdıkları belirtilmektedir. Ayrıca sertifkalandırılmış firmaların sertifikalandırmadan sonra ihracat yapmaya başladıkları istatistiki olarak ortaya konmuş.

Türkiye prensipte Tam Milli Kalite Sistemi için gerekli kuruluşlara sahiptir.
• Bilimsel araştırma Kuruluşu : TUBİTAK
• Standardizasyon Sistemi: TSE
• Milli Akreditasyon Sistemi: TURKAK 1999 yılında kanun ile kurulmuş ve 2001 yılında çalışmalarına başlamış ve sertifikalandırma, denetleme organizasyonlarını ve laboratuarların akreditasyonunu ulusal ve uluslar arası standartlar göre yapmaktadır.
• Sertifikalandırma, test, kalibrasyon ve denetleme organizasyonları : Özel ve kamu sektöründe pek çok organizasyon bulunmaktadır. TSE tüm bu servisleri içerir ve sertifikalandırma ve test sektöründe pazarın önemli bir bölümünü elinde tutar.

Sertifikalandırma, analiz yapma ve denetleme
Kalite Sistemi Standartlarının Türk firmalarına uyarlanması
Firma sayısı göz önüne alındığında ISO 9000 sertifikasına sahip firma sayısı OECD ülkelerinden oldukça geride kalmaktadır. (Polonya hariç) Sadece imalat sektöründe bu oran % 80 oranıyla OECD averajlarının üstündedir. ISO 9000 alıcı gerekliliği olduğu durumda ihracata yönelik sertifikalandırma artmıştır. Türkiye’de şuan 5000 civarında ISO 9000 sertifikası bulunmaktadır. Küçük işletmeler sertifikalandırılma konusunda geri kalmış olup KOSGEB küçük ve orta ölçekli işletmelere teknik yardım programları sunmaktadır.

Sertifikalandırma servislerinin desteklenmesi

Pazarda makul sayıda sertifikalandırma servisi bulunmasına rağmen, sayıları 82, sadece 19’u milli akreditasyon organizasyonu tarafından (TURKAK) akredite edilmiştir. Bazı akreditasyon kuruluşları Avrupa’daki akreditasyon kuruluşları tarafından akredite edilmiş olsalar da pek çoğu akreditasyonsuz çalışmaktadır. 2002 tarihi itibari 700 kadar sertifika sertifika yetkisi olmayan kuruluşlarca verilmiştir. Bazı Avrupalı kuruluşların alt kuruluşları olarak faaliyet gösteren sertifika kuruluşları yabancı ve milli şirketlerce iş ahlakını sorgulamışlardır. Görünen şudur ki bu kuruluşlar yabancı ortakları tarafından yeterince izlenmemekte ve yetersiz denetleme, ucuz ve kısa sürede sertifika verme faaliyetlerine devam etmektedirler.
Bu sertifikalardan yararlananlar ise hizmet sektöründe yer alan ve devlet satın alma gerekliliklerini yerine getirmek için sertifika satın alanlardır.
TURKAK ve diğer güvenilir akreditasyon kuruluşlarının bu şartlarda rekabet etmeleri mümkün değildir.

Türkiye hala Avrupa Birliğinin yeni yaklaşım direktifine uygun sertifikalandırma yapan bir kuruluşa sahip değildir. Bu kanun acquis communautaire olarak bilinir. Yeni yaklaşım direktifine göre ürünler CE etiketlemesine sahip olmalıdır. Türkiye devleti TURKAK tarafından değerlendirmesi yapılan üç yetkili organizasyonu Avrupa Komisyonuna bildirmiş ve kabul edilmemişlerdir. Ekonomisini büyümesi için daha fazla kuruluşa ihtiyaç vardır. İki Avrupalı destekçi CE işaretlemesi pazarını elinde tutmaktadır.

Tavsiyeler
Türk devleti Kalite Yönetimi sertifikalandırma programlarına devam etmelidir. Servis sektörünün sertifikalandırmasına dikkat harcamalıdır. Servis sektörü Türkiye’nin ihracata yönelik sektörüne değerli katkı sağlamaktadır ve ihmal edilmemelidir. CE sertifikalandırması için onaylı kuruluşlar Türkiye’nin Avrupa Birliğine entegrasyonu için gereklidir. Çünkü Türk ürünlerinin Avrupa pazarına girebilmesi için Avrupa Birliği yasalarına uyum sağlamalıdır.
Aynı zamanda Kalite Yönetimi Danışmanlığı için bir organizasyon oluşturulmalıdır. Ülke satın alma kuralları ISO 9000 sertifikalarının onaylı kuruluşlardan alınmış olduğunu ihmal etmemelidir ve etik uygulamaları tesis etmelidir.

Akreditasyon
Türkiye’deki akreditasyon faaliyetleri
Türkiye’de akreditasyon faaliyetleri, özellikle ürün sertifikalandırmasında oldukça sınırlıdır. TURKAK tercih edilen Avrupa ve uluslar arası standartları kullanmaktadır. Türkiye, geniş ekonomisine rağmen çok az kuruluşu onaylı kuruluş olarak akredite etmiştir. Bu yazının tarihine kadar organik gıda ve cimento sektörü olmak üzere sadece iki kuruluşu akredite etmiştir. TURKAK 2010 yılına kadar 400 laboratuvarı akredite etmeyi tahmin etmektedir.
Pek çok sertifika kuruluşu ise yabancı kuruluşlardan akredite oldukları için TURKAK akreditasyonu istememektedir. Çünkü bu kuruluşlar Avrupa Akreditasyonu Ortaklığı tarafından (EA MLA) kabul edilmiş çok yönlü kuruluşlardır ve hem Türkiye hem de dışarıda kabul edilmişlerdir.

Akreditasyonun kuruluş yapısı
Türk devleti akreditasyon yönetiminde büyük bir rol oynamaktadır. Kamu sektörü temsilcileri özel sektör temsilcileri sayısının yarısından fazladır. Ve bu durum diğer ülkelerin normların uymamaktadır.
TURKAK kuruluş kanunu (law 4457) çok sınırlayıcıdır ve TURKAK’a idari bağımsızlık vermemektedir. Bu kanun personel tanımlaması yaparken de sayısını da sınırlamaktadır. Kanun TURKAK ın Pazarın gerekliliklerine göre kendisini yeniden yapılandırmasına imkan vermemektedir.

TURKAK’ın 2005 bütçesi 3.800.000 TL dır ve Polonya ve Şilinin akreditasyon organizasyonlarının bütçesine eşittir. Bütçe % 95 akreditasyon ücretlerinden oluşmaktadır. Kuruluş kanunu bütçeden pay alacağını belirtse de şu ana kadar almamıştır. Finansal olarak tutunabilmek için, TÜRKAK servis ücretleri Avrupa Birliği normlarından çok yukarıdadır.

Son zamanlara kadar Türk akreditasyonu uluslar arası tanınmada bir derece elde edememiştir. Türkiye Uluslar arası Akreditasyon Forumu (IAF)’na da üye değildir.

Uygulama tavsiyeleri
TÜRKAK’ın genel kurulu ve yönetimi özel sektörden önemli sayıda temsilciyi dahil etmelidirler. TÜRKAK genelde özel sektöre hizmet vermektedir. TÜRKAK ın kuruluş kanunu organizasyona daha çok bağımsızlık sağlamalıdır.
TÜRKAK IAF üye olmalıdır. Üyelik uluslar arası tanınmayı artıracaktır. TÜRKAK MLA’ın ürün sertifikalandırmasında ve çevre yönetimi sertifikalandırmasında imzacısı olmadıkça Türkiye gelişmemiş kalacaktır.

Konu diveguide tarafından (28-05-2010 Saat 21:09 ) değiştirilmiştir.
diveguide isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Eski 28-05-2010, 18:50   #2
alligator
Kıdemli Üye
 
alligator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: Oct 2008
Mesajlar / Messages: 109
Teşekkürler: 104
46 Mesajıyla 82 Teşekkür Aldı
Standart

Makalenin eksik tarafı ülkemizde işleyen sistemin açık noktalarının bilinmemesi olabilir. Özellikle denetçilerin aynı maddeyi farklı yorumlamaları yüzünden sıkıntıda olan bir çok firma bulunduğu bilinen bir gerçek. Örneğin bir önceki denetimde uygun bulunan bir noktanın bir sonraki denetimde yorum farklılığı yüzünden denetçi tarafından uygunsuz olarak değerlendirilmesi gibi.
Özellikle TURKAK havuzunda bulunan denetçilerin uluslararası geçerliliği kabul edilmiş kuruluşlardan akredite olmaları, denetimi kendi subjektif referanslarına göre değil uluslararası standartlara göre oluşturmalarını sağlayacak niteliklere sahip olmaları kalite altyapısının güçlendirilmesinde olumlu rol oynayacaktır.

TURKAK ana sayfasında sıkça sorulan sorulardan alıntılanmıştır: “Ülkemizde faaliyet gösterip de yurtdışından akredite olmuş belgelendirme kuruluşlarının verdiği belgelerin, ülkemizde de geçerli olabilmesi için bu belgelendirme kuruluşlarının ayrıca TÜRKAK tarafından da akredite edilmeleri gerekiyor mu?”
Soruya verilen cevap; Yabancı kökenli olup da ülkemizde faaliyet gösteren ve belgelendirme faaliyeti yapan kuruluşlar; Avrupa Akreditasyon İşbirliği Programı'nın (EA) üyesi bir ulusal akreditasyon kuruluşu tarafından akredite edilmiş ve ilgili firmanın Türkiye'deki uzantısı da bu akreditasyon kapsamında belirtilmiş ise, bu belgelendirme kuruluşlarının Türkiye'deki müşterilerine hizmet vermelerinde tenkit edilecek bir hal yoktur.
EA'nın sorumluluk alanı dışındaki diğer dünya ülkelerinden herhangi birinde faaliyet gösteren bir belgelendirme kuruluşu, Türkiye'de belgelendirme çalışması yapmış ve bu kuruluşu akredite eden taraf da EA'nın karşılıklı tanınma anlaşması yaptığı bir bölgesel akreditasyon kuruluşuna üye ise burada da belgelendirme kuruluşunun yeterliliği hususunda bir sorun ortaya çıkmayacaktır.

Ülkemizde yukarıda ki durumdan yararlanarak belgelendirme yapan o kadar çok firma var ki..Bir ortaklık şeklinde yabancı menşeili bir firma bul, onun akreditasyonunu kullanarak sırf gereklilikler yerine getirilsin diye belgeleri dağıt sertifikalandır ve izlenme.. ne güzel tatlı hayat..

Amaç kalite standardını yükseltmek ise; doğruya ulaşabilmek için denetleyen firmalardan denetçinin kabiliyeti ile ilgili geri beslemenin alınması, yabancı firmalarca akreditasyonu yapılan sertifikalandırma kuruluşlarının sertifikalandırdığı kuruluşların yetkili merciiler tarafından (Turkak olabilir )izlenmeye alınması hedefe ulaşmada yardımcı olabilir. Aksi durumda şu anda yaşadığımız gibi belgesi olup da belgenin istediği kriterleri yerine getirmeyen binlerce firmamız olur.
alligator isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Eski 18-01-2012, 13:47   #3
meraklııı
Üye
 
meraklııı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: Apr 2009
Mesajlar / Messages: 53
Teşekkürler: 47
17 Mesajıyla 31 Teşekkür Aldı
Standart Türkak belgeleri tehlikede

AB TÜRKAK'a müdahalelerden şikayetçi, TSE ve ihracat 2012'de tehlikede


Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan raporda Türk Akreditasyon Kurumu'nun (TÜRKAK) bağımsızlığının, kamu otoriteleri ve uygunluk değerlendirme kuruluşları müdahaleleri nedeniyle tehlike arz ettiğine yer verildi. 2012 yılında Avrupa Akreditasyon Birliği’nin denetiminden geçecek olan kurumun, kendine çeki düzen vermemesi halinde, Türkiye’nin ihracatı zora girecek. 2012 sınavını geçilmez ise, TSE başta olmak üzere TÜRKAK tarafından yetkilendirilen kuruluş ve bu kuruluşların belgeleri, uluslararası geçerliliğini kaybedecek.

Aysel Alp - Hürriyet

TÜRKAK, 2012 sınavını geçemez ise TSE başta olmak üzere, TÜRKAK tarafından yetkilendirilen laboratuarlar, ürün belgelendirme kuruluşları, muayene kuruluşlarının belgeleri uluslararası alanda geçerliliğini yitirecek. Bu durumda Türk firmaları Avrupa’ya ihracat yapabilmek için yeniden yabancı firmaların kapısını çalacak. Ürünlerinin kalitesini ispat için yeniden Avrupa laboratuarlarına gönderecek, aylarca sonuçların gelmesini bekleyecek.

Türkiye’nin büyük uğraşlar sonucu kurduğu ve ancak 2008 yılında tüm alanlarda ‘uluslar arası belgelendirme yetkisi’ almayı başaran TÜRKAK’ın yetkisi tehlikeye girdi. AB Komisyonu, Türkiye’de Kalite Altyapısının Güçlendirilmesi Projesi çerçevesinde İsveç Akreditasyon Kuruluşu’nu durum tespiti yapmak üzere Türkiye’ye gönderdi. İsveçli uzmanların hazırladığı öneri raporunda, şu eleştiriler dikkat çekti:

- Genel Sekreterlik TÜRKAK’da güce sahip olmamakla birlikte, etkin bir şekilde yönetme hakkına sahip değildir.
- Günlük işlerde ve TÜRKAK’ın karar alma sürecinde, TÜRKAK’ın tarafsızlığı ve bağımsızlığı, kamu otoritelerinin, hükümet uygunluk değerlendirme kuruluşlarının müdahaleleri tarafından tehlike arz etmektedir.
- TÜRKAK’ın pratik fonksiyonları ve hukuku önemli bir revizyona ihtiyacı vardır. Bağımsızlığı verilmezse TÜRKAK amaçlarına ulaşamayacaktır.

Raporun sonuç bölümünde ise öneriler sıralandı:

- TÜRKAK uygulayıcı kurumlardan bağımsız olmalı.
- TÜRKAK, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile günlük çalışma ve karar mekanizmalarının etkilerinden korunmalıdır.
- Meclis ve Yönetim Kurulu üye kompozisyonu açısından uygun bir yapıya sahip değildir.
- Genel Sekreter uluslar arası beklentileri karşılayacak bağımsız bir akreditasyon kuruluşu yetki ve sorumluluğuna sahip değildir.
- TÜRKAK politika yapan kuruluşlar açısından dengeli bir temsile sahip değildir. Özel sektör temsili yetersizdir.
- TÜRKAK kendi kaynaklarını kullanma açısından serbest bırakılmalıdır.
- Ücretler, harcamalar ve sürdürülebilir bir bütçe dikkate alınarak belirlenmelidir. Katkı payları ve devlet fonlarının neyi kapsadığı açıkça gösterilmelidir.
- TÜRKAK’ın dahili işleyiş mekanizmaları yenilenmelidir.

“YAZIK OLUR”
meraklııı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Eski 18-01-2012, 13:48   #4
meraklııı
Üye
 
meraklııı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: Apr 2009
Mesajlar / Messages: 53
Teşekkürler: 47
17 Mesajıyla 31 Teşekkür Aldı
Standart

Avrupa Akreditasyon Birliği’nin üyesi olan TÜRKAK, kurallar gereği 4 yılda bir denetime tabi tutuluyor. 2008 yılında tüm alanlarda yetkilendirme belgesi alan kurum, ilk teftişini 2012 yılında geçirecek. TÜRKAK’ın bu sınavı geçememesi durumunda, TSE başta olmak üzere onay verdiği, laboratuarlar, muayene kuruluşlarının da 4 yıllık yetki süresi sona erdiğinde belgeleri geçerliliğini yitirecek.

Konuyla ilgili bir bürokrat, AB Komisyonu’nun hazırlattığı bu raporun ‘tavsiye’ niteliğinde olduğunu belirtiti. Ancak 2012 teftişinde Akreditasyon Birliği müfettişlerinin bu raporu dikkate alarak, ‘geçersiz not’ verebileceğinin altını çiziyor. “Öneriler dikkate alınarak derhal değişiklik yapılmalı” diyen bürokrat, “Aksi halde bu kadar emek boşa gider. TÜRKAK’a yazık olur” dedi.

25.11.2011
meraklııı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Eski 18-01-2012, 20:09   #5
diveguide
Kıdemli Üye
 
diveguide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: May 2009
Mesajlar / Messages: 138
Teşekkürler: 69
81 Mesajıyla 147 Teşekkür Aldı
Standart 2010 ve 2011-Turkak

2010 yılındaki rapordan sonra hiç bir adımın atılmaması kabul edilemez. Akreditasyon denetlemelerinde, denetlenenlerin tüm gerekleri yerine getirmesi bekleniyorsa, Türkak'ında sertifikalandırdığı şirket ve kuruluşların faaliyetlerini tehlikeye sokmaması gerekmektedir.
diveguide isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
 

Etiketler / Tags
kalite, management, mla ıfa, quality, sistemi, system, turkak, turkey, türkiyede, yönetim


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler / Options
Stil Konuyu değerlendir / Rating
Konuyu değerlendir / Rating :

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Geçiş


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 17:18.


Bu sitede vBulletin® Versiyon 3.8.6 Kullanılmaktadır.
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
saniter.com.tr | Her Hakkı Saklıdır. 2008-2012
Sitemap
1, 2, 5, 6, 7, 11, 12, 14, 16, 18, 19, 24, 25, 27, 30, 28, 29, 42, 31, 32, 33, 34, 36, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 58, 61, 97, 67, 68, 69, 79, 72, 103, 75, 77, 78, 80, 81, 104, 84, 102, 87, 86, 88, 92, 105,